Hamileliğimden bugüne kadar geçen zaman içinde hedefimiz Nevranın hayatının değişmemesiydi.
Kardeşlikle ilgili okuduğunuz okuyacağınız her kaynak size bunu söyler.
Sorunlu geçen hamileliğim beklemediğimiz bir durumdu.
Hamileyken dedemizin hastalanması ve vefat etmesi durumu daha da zorlaştırdı.
Bütün bu dönem boyunca babamız, benden ve babaanneden boşalan yeri doldurmak için elinden geleni yaptı.
Bu süre içinde çok sağlam bir baba kız ilişkisi kurdular ki bebekken herkesin bahsettiği babaya aşık kız, kızını şımartan baba bizim evde mevcut değildi.
Şimdilerde de bir yere giderken genellikle üçümüz gidiyoruz. Rana'nın da uyku düzeni aksamamış oluyor.
Diğer bir avantajımız Nevranın yaş gruplarınn karışık olduğu bir okula gidiyor olması. Son ikibuçuk yılını kendinden küçüklerle beraber geçiren kızım, bizim evde bebekler konusunda en bilgili kişi.
Bazen kardeşiyle ilgili fazla sorumluluk almak istemesi fiziksel tehlikeler doğurabileceği için sorun yaratabiliyor.
Kızımın kardeş sonrası tek sıkıntısı evde istediği kadar ses yapamaması aslında.
Bu yüzden hiç söylememem gereken şeyler söylerken buluyorum kendimi.
Kardeşin uyuyor sessiz ol
Yavaş ağla kardeşin uyuyor
Kardeşin uyanırsa TV'yi kapatmak zorunda kalırız biliyorsun, kardeşin için zararlı vb
Tüm bunlar ağzımızdan çıkarken doğru olmadığını biliyoruz ama diğer tarafta da zorla uykuya ikna edilmiş, uyandırıldığı zaman da halinden memnun olmayacak başka bir küçük hanım var
Ebeveynlik zor meslek..
18 Kasım 2010 Perşembe
14 Kasım 2010 Pazar
bol misafirli bir cumartesi
Akşam yatmadan önce dişlerimi fırçalarken, gün boyu aynaya bakmadığımı farkettim.
Dün evimizde dokuz yetişkin, bir çocuk ve bir bebek ağırladık.
Yemekler yendi kahveler çaylar içildi.
Bayram tatili, beslenme, spor, diyet ve okul seçimi en popüler konulardı.
Umarım yaşlandığımda da ziyaretçilerim azalmaz.
Dün evimizde dokuz yetişkin, bir çocuk ve bir bebek ağırladık.
Yemekler yendi kahveler çaylar içildi.
Bayram tatili, beslenme, spor, diyet ve okul seçimi en popüler konulardı.
Umarım yaşlandığımda da ziyaretçilerim azalmaz.
11 Kasım 2010 Perşembe
büyüme atakları
Bu iki kelimeyi ilk Nevra iki ya da üç aylıkken duymuştum.
O hafta uyku düzeni bozulmuş, sürekli memede kalmak istemiş ve normalden daha fazla kucakta kalmaya ihtiyaç duymuştu.
Daha sonraları çocuğumun kazandığı her yeni becerinin onu yorması sonucunda bu tip ataklar yaşadığımızı bilmek beni bir nebze de olsa rahatlattı.
Herkesin sürekli söylediği gibi ikinci de işler daha kolay. Rana büyüme ataklarını geçirirken ortaya çıkacak sonucu bilmek beni öyle mutlu ediyor ki..
Sanki yeni bir esere imza atmış bir sanatçı gibi koltuklarım kabarıyor.
Kızım bugün itibarıyla otuzbir haftalık. Aynı ablası gibi otuzuncu haftasının başında yani Kasımın üçüncü günü sürünmeye başladı. Aynı zamanda gel gel sesleri çıkarıp eliyle istediği objeleri çağırmayı keşfetti.
Ev halkından ve oyundan ayrılmanın eğlenceli birşey olmadığına karar verdi.
Tüm bu büyüme basamaklarının sonucu olarak iki gün boyunca öğlenleri sadece kucakta uyudu, geceleri iki saatte bir uyandı.
Herşeye rağmen çocuğumun büyüme ataklarını seviyorum.
O hafta uyku düzeni bozulmuş, sürekli memede kalmak istemiş ve normalden daha fazla kucakta kalmaya ihtiyaç duymuştu.
Daha sonraları çocuğumun kazandığı her yeni becerinin onu yorması sonucunda bu tip ataklar yaşadığımızı bilmek beni bir nebze de olsa rahatlattı.
Herkesin sürekli söylediği gibi ikinci de işler daha kolay. Rana büyüme ataklarını geçirirken ortaya çıkacak sonucu bilmek beni öyle mutlu ediyor ki..
Sanki yeni bir esere imza atmış bir sanatçı gibi koltuklarım kabarıyor.
Kızım bugün itibarıyla otuzbir haftalık. Aynı ablası gibi otuzuncu haftasının başında yani Kasımın üçüncü günü sürünmeye başladı. Aynı zamanda gel gel sesleri çıkarıp eliyle istediği objeleri çağırmayı keşfetti.
Ev halkından ve oyundan ayrılmanın eğlenceli birşey olmadığına karar verdi.
Tüm bu büyüme basamaklarının sonucu olarak iki gün boyunca öğlenleri sadece kucakta uyudu, geceleri iki saatte bir uyandı.
Herşeye rağmen çocuğumun büyüme ataklarını seviyorum.
8 Kasım 2010 Pazartesi
ışığımı takip et anne
Bugün Alman Konsolosluğunda düzenlenen geleneksel St Martin yürüyüşüne katıldık.
Hamile olmadığım için geçen senekinden çok daha kolaydı benim için..
Geçen hafta hazırladığımız fenerlerimizi yakıp, karanlıkta ağaçların ve Laterna şarkılarının arasında yürüdük.
Yürüyüşümüz bitince geleneksel çöreğimizi yedik.
Benim için biraz hüzünlüydü bu sene, son Laternamızdı ne de olsa..
Kızım bana ışığımı takip et anne dediğinde gözlerim doldu.
Henüz bilmiyor ama onun ışığı olmasa hayat bu kadar aydınlık olmazdı benim için.
Hamile olmadığım için geçen senekinden çok daha kolaydı benim için..
Geçen hafta hazırladığımız fenerlerimizi yakıp, karanlıkta ağaçların ve Laterna şarkılarının arasında yürüdük.
Yürüyüşümüz bitince geleneksel çöreğimizi yedik.
Benim için biraz hüzünlüydü bu sene, son Laternamızdı ne de olsa..
Kızım bana ışığımı takip et anne dediğinde gözlerim doldu.
Henüz bilmiyor ama onun ışığı olmasa hayat bu kadar aydınlık olmazdı benim için.
5 Kasım 2010 Cuma
hangi çocuk daha mutlu?
Bugün arabada radyo dinlerken duydum.
Daha mutlu çocuklar için birşeyler yapmak isteyen bir grup insan..
Çocuklar nasıl daha mutlu olur?
Daha fazla oyuncak?
Daha fazla giysi?
Daha fazla yemek?
Çok fazla oyuncağın çocukta stres yarattığını duymuş muydunuz?
Evet odasının içinde, her biri çocuğun ilgisini bekleyen bir yığın oyuncak çocukta stres yaratırmış.
Fazla giysi ve yiyecek de ben de stres yaratıyor.
Dün Nevranın okulunda fener yaptık. Bazı aileler oturup feneri kendileri yaptı, kimileri de fener yapımına ilgisiz kalan çocuklarına eleştiriler yöneltti.
Fazla yapıştırıcı sürdün, yamuk kestin, renkler uyumsuz..
Kimileri de yapıştırıcıyı süremeyen, kağıdı iyi kesemeyen, renkleri seçmek istemeyen çocuklarına ilgilerini çekecek birşeyler yaptırmaya çalıştılar.
Hekesin doğrusu yanlışı hayattan beklentisi, çocuğu için hayal ettiği gelecek farklı mutlaka.
Mutlu çocukluk tanımı ise çok basit.
Hayatını kendi kapasitesi ve ilgi alanı doğrultusunda özgürce keşfetme şansı verilen , anne ve babası tarafından koşulsuz sevildiğini ve sevileceğini hisseden çocuk mutludur.
Daha fazlasına gerek yok bence.
Daha mutlu çocuklar için birşeyler yapmak isteyen bir grup insan..
Çocuklar nasıl daha mutlu olur?
Daha fazla oyuncak?
Daha fazla giysi?
Daha fazla yemek?
Çok fazla oyuncağın çocukta stres yarattığını duymuş muydunuz?
Evet odasının içinde, her biri çocuğun ilgisini bekleyen bir yığın oyuncak çocukta stres yaratırmış.
Fazla giysi ve yiyecek de ben de stres yaratıyor.
Dün Nevranın okulunda fener yaptık. Bazı aileler oturup feneri kendileri yaptı, kimileri de fener yapımına ilgisiz kalan çocuklarına eleştiriler yöneltti.
Fazla yapıştırıcı sürdün, yamuk kestin, renkler uyumsuz..
Kimileri de yapıştırıcıyı süremeyen, kağıdı iyi kesemeyen, renkleri seçmek istemeyen çocuklarına ilgilerini çekecek birşeyler yaptırmaya çalıştılar.
Hekesin doğrusu yanlışı hayattan beklentisi, çocuğu için hayal ettiği gelecek farklı mutlaka.
Mutlu çocukluk tanımı ise çok basit.
Hayatını kendi kapasitesi ve ilgi alanı doğrultusunda özgürce keşfetme şansı verilen , anne ve babası tarafından koşulsuz sevildiğini ve sevileceğini hisseden çocuk mutludur.
Daha fazlasına gerek yok bence.
2 Kasım 2010 Salı
anne arkadaşlarım
Hayatın değişik dönemlerimden toplama bir sürü arkadaş vardır.
Okul, mahalle, yolculuk, iş vb.
Hayatımın yeni sosyal rolü anneliğimden, bir sürü anne arkadaşım var.
Anne arkadaşlar biraz farklı.
Sanırım asker arkadaşı gibiler.
Hayatının en zorlu ve aynı zamanda keyifli döneminde birbirine destek olmak, küçük bir canlının gün içindeki mide ve bağırsak haraketlerini, yürümesini kalkmasını uyumasını konuşabilmek nedendir bilinmez bir anne için çok rahatlatıcı.
Anne arkadaşlar dertleşmek için birebirdir.
Anne arkadaşlar birbirinden çok şey öğrenir.
Çocuklar biraz daha büyüyünce, onlar oynarken anne arkadaşlar birşeyler içer ve sohpet eder.
Benim anne arkadaşlarımın bir kısmı eski okulumuzdan bir kısmı da internetten.
Daha yüzlerini bile görmemişken evlerine ziyarete gitmemiz babamız için biraz kabullenilmesi zor bir davranıştı.
Ben biraz daha ileri gidip,başka bir şehirde yaşayan yüzünü hiç görmediğim, bir anne arkadaşa, kızım henüz ikibuçuk yaşındayken bir trene binip gittim.
Eşime gideceğimi söylediğimde, neden diye sormuştu.
Bu defa yedi aylık ve dört yaşındaki kızım ve Gülnora ile birlikte gittik.
Hem de yirmidört saatliğine.
Bu kez babamız neden demedi.
Gidin, gitmek güzeldir dedi.
Gerçekten de bazen evde oturmaktan daha kolay oluyor çocuklarla dışarıda olmak.
Biz trenle beş saat gittik beş saat geldik.
Dediğim gibi bir günlüğüne.
Herşeye değdi
Gitmek güzeldir.
Okul, mahalle, yolculuk, iş vb.
Hayatımın yeni sosyal rolü anneliğimden, bir sürü anne arkadaşım var.
Anne arkadaşlar biraz farklı.
Sanırım asker arkadaşı gibiler.
Hayatının en zorlu ve aynı zamanda keyifli döneminde birbirine destek olmak, küçük bir canlının gün içindeki mide ve bağırsak haraketlerini, yürümesini kalkmasını uyumasını konuşabilmek nedendir bilinmez bir anne için çok rahatlatıcı.
Anne arkadaşlar dertleşmek için birebirdir.
Anne arkadaşlar birbirinden çok şey öğrenir.
Çocuklar biraz daha büyüyünce, onlar oynarken anne arkadaşlar birşeyler içer ve sohpet eder.
Benim anne arkadaşlarımın bir kısmı eski okulumuzdan bir kısmı da internetten.
Daha yüzlerini bile görmemişken evlerine ziyarete gitmemiz babamız için biraz kabullenilmesi zor bir davranıştı.
Ben biraz daha ileri gidip,başka bir şehirde yaşayan yüzünü hiç görmediğim, bir anne arkadaşa, kızım henüz ikibuçuk yaşındayken bir trene binip gittim.
Eşime gideceğimi söylediğimde, neden diye sormuştu.
Bu defa yedi aylık ve dört yaşındaki kızım ve Gülnora ile birlikte gittik.
Hem de yirmidört saatliğine.
Bu kez babamız neden demedi.
Gidin, gitmek güzeldir dedi.
Gerçekten de bazen evde oturmaktan daha kolay oluyor çocuklarla dışarıda olmak.
Biz trenle beş saat gittik beş saat geldik.
Dediğim gibi bir günlüğüne.
Herşeye değdi
Gitmek güzeldir.
31 Ekim 2010 Pazar
oto şov 2010
Geçen hafta, hiç üşenmeden Üsküdardaki evimizden kalkıp oto şov 2010'a gittik.
Normal şartlar altında Hareme bile giderken trafik diye söylenen eşim çok kıymetli ikibuçuk saatimizi trafiğe hediye etti.
Amacımız büyüyen ailemize ve şehir dışına taşımayı planladığımız yeni hayatımıza uygun yedi kişilik bir aile arabasını gözümüze kestirebilmekti..
Bir kez daha anladım hayatında İstanbul trafiği olmadan yaşamanın ne büyük bir lüks olduğunu.
Büfeye ulaşıp tost bile alamadığım yoğun yağmur eşliğinde feribot beklerken, çalışan anne olmanın ne kadar zor olduğunu düşündüm.
Eve vardığımda küçük bebeğimi kucağıma alacak, büyük kızımla faaliyet yapacak halim kalmamıştı.
Normal şartlar altında Hareme bile giderken trafik diye söylenen eşim çok kıymetli ikibuçuk saatimizi trafiğe hediye etti.
Amacımız büyüyen ailemize ve şehir dışına taşımayı planladığımız yeni hayatımıza uygun yedi kişilik bir aile arabasını gözümüze kestirebilmekti..
Bir kez daha anladım hayatında İstanbul trafiği olmadan yaşamanın ne büyük bir lüks olduğunu.
Büfeye ulaşıp tost bile alamadığım yoğun yağmur eşliğinde feribot beklerken, çalışan anne olmanın ne kadar zor olduğunu düşündüm.
Eve vardığımda küçük bebeğimi kucağıma alacak, büyük kızımla faaliyet yapacak halim kalmamıştı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)