Evlenirken hemfikir olmadığımız tek husus buydu sanırım.
Ben yeni evli bir çiftin, kurutma makinesine ihtiyacı olmadığının ateşli savunucusuydum.
Evin teknoloji dostu, karısını düşünen erkeğiyse, kurutma makinesi olmadan olmaz diyordu.
Sonunda almadık. Balkonsuz eski evimizin, giyinme odası 4 yıl çamaşırlarımız kurutma odası olarak da hizmet verdi, Çakıroğlu ailesine.
Evlendikten bir sene sonra bir bebeğim olacağını, çamaşırları asmanın, sonra da toplamanın bu kadar zaman öldüren bir iş olduğunu, hele de küçük bir çocuk ayağının altında dolanırken bu işleri yapmanın eziyetini bilsem çevre dostu tutumum konusunda ısrarcı olamayıp, bencil tüketici tarafına kolayca geçebilirdim.
Ayrıca bu makinenin en güzel yanı, çıkardığınız pekçok şeyi ütülemek zorunda kalmayışınız.
Bizim gibi yumuşatıcı kullanmayan bir ailenin havluları, ev giyimleri, iç çamaşırları ve kot pantolonları ütülenmiş ve yumuşatıcıya bandırılmış gibi.
Kurutma makinemi seviyorum..
30 Ocak 2012 Pazartesi
27 Ocak 2012 Cuma
sömestir çocuk aktiviteleri
Tatil başlamadan tatilde ne yapalım telaşı aldı beni.
Neydi bu telaşın nedeni?
Aslında tek bir nedeni yok.
Çocuğum büyüdü ve birlikte bir şeyler yapmak çok keyifli.
Çocuğum sabah sekizden akşam beş buçuğa kadar evden uzak, onu özlüyorum.
Çocuğum büyüyor ve ben onun son üç yılını, hastalık, hamilelik, yas, yeni bebek gibi nedenlerle ilk üç yılı kadar yoğun yaşayamadım.
Çocuğum eski okulundaki kadar sanatla içi içe değil mi acaba sorusunu bir türlü aklımdan çıkaramıyorum.
Önce birkaç tiyatro oyunu seçtim.
Tiyatro Mie oyunlarını beğenerek izlediğimiz, kötü karakterlerini bizim kabul edebileceğimiz çizgilerin içine dahil etmiş, gerek kostümlerini, gerekse müziklerini beğendiğimiz bir topluluk.
Seyretmediğimiz, merak ettiğimiz iki oyunu planlarımızın arasında yerini aldı. Uyuyan Güzel ve Komik Tavşan Hopi.
Bizim Tiyatro adlı grubun sergilediği Sevgi Çemberi görmek istediğimiz bir diğer oyun.
Seyretmediğimiz, merak ettiğimiz iki oyunu planlarımızın arasında yerini aldı. Uyuyan Güzel ve Komik Tavşan Hopi.
Bizim Tiyatro adlı grubun sergilediği Sevgi Çemberi görmek istediğimiz bir diğer oyun.
Küçük sanatçı kızımla, Pera Müzesini ziyaret etmek ve Pera eğitimde bir atolyeye katılmak istiyordum kaç zamandır. Bizim yaş grubumuz için Kağıttan Laleler etkinliğine rezervasyonumuz yapıldı.
İstanbul Modern'de birbirinden güzel atölyeler var ancak biz sadece altı yaşındayız. Yaş sınırı muhalefetiyle bu etkinliklerde boy gösteremeyecek olmak, epey can sıkıcı oldu. 2005'li arkadaşlara tavsiye ederiz, sabahları dört, öğleden sonraları iki saatlik etkinlikleri.
Biz 2006' lılar için neyse ki kırk beş dakikalık kimya deneyleri düzenlemişler. Pazartesi hariç her gün, ücretsiz ancak rezervasyonla katılabilirsiniz.
Babaannemizin çinilerini fırınlatırken, tanıma fırsatı bulduğumuz, Elif Ratib'ın seramik atölyesine katılmak da planlarım arasında.
Belli mi olur belki hepsini yapabiliriz.
Sağlığımız ve hava izin verirse.
Yazımda bahsettiğim adreslerin telefonları da şöyle,
Tiyatro Mie 216-3474560
İstanbul Modern 212- 3347341
Pera Eğitim 212-3349900(4)
Elif Ratib 216-4112164
5 Aralık 2011 Pazartesi
köpük ile pıtır
Fazla almayı sevmeyen bir insan oldum ben oldum bittim.
Çocuğum doğduktan sonraysa çok almam gerekti.
Kıyafet oyuncak bez.. Hem de almakla bitmedi.
Satın almaktan asla bıkmadığım tek şeyse kitap oldu.
Çocuğum da her geçen gün daha çok sevdi, birlikte yaptığımız en güzel şey kitap okumak oldu.
Hayatımızdaki problemleri aşmamımıza yardımcı oldu sevgili kitaplarımız.
Tuvalet, yemek, hamilelik, kardeş, ittiren arkadaşlar..
Köpük ile Pıtır, yeni gelen kardeşle birlikte annesini paylaşmak zorunda kalan büyük çocukların bakış açısıyla yazılmış bir kitap.
Bana göre çocuk büyütmenin en zor vakası, kardeşlik konusuna güzel bir yaklaşım denemesi.
Kardeşin annenin sana ayırdığı zamanın büyük bir kısmına ortak çıkar. Hatta kardeş küçükken anneler ona büyük çocuktan daha çok vakit ayırmak zorundadır. Ama kardeş eğlencelidir. Büyüdükçe herşey daha da güzelleşir. Hayatın kardeşle paylaşılan her anı daha güzel olur..
Çocuğum doğduktan sonraysa çok almam gerekti.
Kıyafet oyuncak bez.. Hem de almakla bitmedi.
Satın almaktan asla bıkmadığım tek şeyse kitap oldu.
Çocuğum da her geçen gün daha çok sevdi, birlikte yaptığımız en güzel şey kitap okumak oldu.
Hayatımızdaki problemleri aşmamımıza yardımcı oldu sevgili kitaplarımız.
Tuvalet, yemek, hamilelik, kardeş, ittiren arkadaşlar..
Köpük ile Pıtır, yeni gelen kardeşle birlikte annesini paylaşmak zorunda kalan büyük çocukların bakış açısıyla yazılmış bir kitap.
Bana göre çocuk büyütmenin en zor vakası, kardeşlik konusuna güzel bir yaklaşım denemesi.
Kardeşin annenin sana ayırdığı zamanın büyük bir kısmına ortak çıkar. Hatta kardeş küçükken anneler ona büyük çocuktan daha çok vakit ayırmak zorundadır. Ama kardeş eğlencelidir. Büyüdükçe herşey daha da güzelleşir. Hayatın kardeşle paylaşılan her anı daha güzel olur..
taşındık
Bazı ilişkiler vardır, artık bitmesi gerekir ama nedense eski güzel günlerin hatırına bir türlü sonlandıramayız.
O kadar da kötü değil der, kendimizi kandırır uzattıkça uzatırız.
Uzattıkça da sorunlar çoğalır, çoğaldıkça gözlerimizin önündekini göremez hale geliriz.
Bizim de eski evimizle ilişkimiz böyle olmak üzereydi.
Güzel ilk yılların hatırına, son iki senedir uzatmaları oynadığımız güzel evimiz
Yüksek tavanlı, tarihi eser, geniş cepheli, yol yalısı eski evimiz.
Herkes çok severdi evimizi, hemen ardından gelen soru, Marmaray İnşaatı hayatınızı çok zorlaştırıyor mu? Bizim hayatımızı zorlaştıran Marmaray değil, kızımın çok sevdiği köftecinin getirdiği kalabalık oldu. Tabi benim kişisel gelişim yolculuğumda gidilen her durak, şehrin bu bölgesinin hem deniz hem kara trafiğine tahammül etmemi zorlaştırdı.
Çocuklarımın oyun alanının olmayışı, trafiğin gürültüsü, araçlarımızı parketme zorluğu, kalabalıklaşan ailemizin yüz metrekareye artık sığamaz olması ve en son Nevra'nın okul servisiyle yaşadıklarımız taşınma sürecimiz hızlandırdı.
Geçen ay Narcity'de bir bahçe katına taşındık.
Salacak'tan Başıbüyük Mahallesine..
Hayatımda ilk defa taşındım. Bir daha ne zaman taşınırım bilmem ama şimdilik çok mutluyum.
20 Mayıs 2011 Cuma
Narcity'de çocuk yogası
Nevra geçen hafta hayatının ikinci yoga sınıfına katıldı.
İlkine bir kez gidebilmişti. Neden mi?
Yoga eğitmeni dersin sonunda, ömründe yemediği kadar büyük bir şeker hediye ettiği için.
Çocuğumunun şeker yemesinden çok, bu derse devam etme isteğinin şeker gibi iddialı bir ödül tarafından kontrol edilmesinden rahatsız oldum ve ikinci derse gitmedik.
Şimdi aylar sonra pedagojik alt yapısına, birikimine ve annelik sağduyusuna çok güvendiğim yakın bir dostumun evinde verdiği derslerle, Nevra yogaya geri döndü.
İlkine bir kez gidebilmişti. Neden mi?
Yoga eğitmeni dersin sonunda, ömründe yemediği kadar büyük bir şeker hediye ettiği için.
Çocuğumunun şeker yemesinden çok, bu derse devam etme isteğinin şeker gibi iddialı bir ödül tarafından kontrol edilmesinden rahatsız oldum ve ikinci derse gitmedik.
Şimdi aylar sonra pedagojik alt yapısına, birikimine ve annelik sağduyusuna çok güvendiğim yakın bir dostumun evinde verdiği derslerle, Nevra yogaya geri döndü.
19 Nisan 2011 Salı
30. İstanbul Film Festivali
Haraketli geçen Şubat'ın ardından, Mart, Rananın doğumgünü kutlamaları ve hastalıklardan ibaretti ailemiz için.
Hastalıklarımız ilaç kullanmadan ve ateşlenmeden atlatıldı.
Evimize giren virüs ya da virüsler gerçekten güçlü olmalıydı ki Nevra'yı hiç bu kadar bitkin görmemiştim.
Tiyatro Krek'te Güzel Şeyler Bizim Tarafta ve DOT'ta da Malafa'yı izleme şansı bulduk, bunca olayın arasında.
Mart bitip de Nisan başlayınca çok mutlu oldum bu sene.
Oysa sıcak ve uzun yazın habercisi baharı pek sevmem.
Bu sene Nisanın bana neşe verme nedeni festival..
Öyle hayal ettiğim gibi rastgele gidemedim filmlere. Zamanın ne de olsa kısıtlı.
Sinema yazarlarının seçtiği filmlere gittim.
Aynı festivalin reklamındaki gibi oldu. Hayata bakış açım değişti biraz.
Anneliğimin, ev kadınlığımın, yaşadığım coğrafyanın, tüm sosyal ve kişisel rollerimin monotonluğundan sıyrıldım birkaç saatliğine.
Epey bir bilet yaktım. En çok seyretmek istediğim filmi de numarasız yer alıp izledim.
Soğuk geçen güzel Nisan ayında, Shopping Fest kalabalığı ile birlikte Beyoğlu Sokaklarının tadını çıkardım..
Hastalıklarımız ilaç kullanmadan ve ateşlenmeden atlatıldı.
Evimize giren virüs ya da virüsler gerçekten güçlü olmalıydı ki Nevra'yı hiç bu kadar bitkin görmemiştim.
Tiyatro Krek'te Güzel Şeyler Bizim Tarafta ve DOT'ta da Malafa'yı izleme şansı bulduk, bunca olayın arasında.
Mart bitip de Nisan başlayınca çok mutlu oldum bu sene.
Oysa sıcak ve uzun yazın habercisi baharı pek sevmem.
Bu sene Nisanın bana neşe verme nedeni festival..
Öyle hayal ettiğim gibi rastgele gidemedim filmlere. Zamanın ne de olsa kısıtlı.
Sinema yazarlarının seçtiği filmlere gittim.
Aynı festivalin reklamındaki gibi oldu. Hayata bakış açım değişti biraz.
Anneliğimin, ev kadınlığımın, yaşadığım coğrafyanın, tüm sosyal ve kişisel rollerimin monotonluğundan sıyrıldım birkaç saatliğine.
Epey bir bilet yaktım. En çok seyretmek istediğim filmi de numarasız yer alıp izledim.
Soğuk geçen güzel Nisan ayında, Shopping Fest kalabalığı ile birlikte Beyoğlu Sokaklarının tadını çıkardım..
8 Şubat 2011 Salı
kız kulesi ve filizler köftecisi
Birkaç ay önce evimizin çok yakınında bir köfteci açıldı. Bizim için birşey ifade etmeyen bu mekan meğerse çok meşhur bir yermiş. Tuzla Filizler Köftecisini bir ben bir de kocam bilmiyormuşuz.
Nevranın her önünden geçişimizde, lütfen köfteciye gidelim yakarışlarına kulak tıkayan gaddar birer anne babayız biz.
Kısmet bugüneymiş, kızım köftecisine kavuştu.
Yakın dostlarımız Selin, Manolya ve Korayla birlikte kızkulesine giden teknelere bindik, neşeli ve güneşli bir yürüyüş yaptık.
Karabatakların denize dalışını ilgiyle izledik, denizin bu kadar temiz görünmesine çok sevindik.
Tekneden iner inmez kızkulesine tırmanmaya başladık. Nevra tecrübeli olduğu için arkadaşlarına yol gösterdi. Kulenin en tepesine çıkıp neşeli fotoğraflar çektik. Bir kahve molası verip geri dönmek üzere teknede yerimizi aldık.
Öğlen yemeğini hemen kulenin karşısındaki Filizler Köftecisinde yemeğe karar verdik.
Köfteci ürün kalitesi, fiyatları ve servisiyle benim beklentimin üstündeydi.
Çocuk oyun odası küçük olmasına rağmen bizim kızları bir saate yakın oyaladı. Biz kalkalım demesek onlar hamurun büyülü dünyasında daha uzun süre kalabilirlerdi.
Daha küçükler için emzirme odası da bulunduğunu eklemek istiyorum.
Nevranın her önünden geçişimizde, lütfen köfteciye gidelim yakarışlarına kulak tıkayan gaddar birer anne babayız biz.
Kısmet bugüneymiş, kızım köftecisine kavuştu.
Yakın dostlarımız Selin, Manolya ve Korayla birlikte kızkulesine giden teknelere bindik, neşeli ve güneşli bir yürüyüş yaptık.
Karabatakların denize dalışını ilgiyle izledik, denizin bu kadar temiz görünmesine çok sevindik.
Tekneden iner inmez kızkulesine tırmanmaya başladık. Nevra tecrübeli olduğu için arkadaşlarına yol gösterdi. Kulenin en tepesine çıkıp neşeli fotoğraflar çektik. Bir kahve molası verip geri dönmek üzere teknede yerimizi aldık.
Öğlen yemeğini hemen kulenin karşısındaki Filizler Köftecisinde yemeğe karar verdik.
Köfteci ürün kalitesi, fiyatları ve servisiyle benim beklentimin üstündeydi.
Çocuk oyun odası küçük olmasına rağmen bizim kızları bir saate yakın oyaladı. Biz kalkalım demesek onlar hamurun büyülü dünyasında daha uzun süre kalabilirlerdi.
Daha küçükler için emzirme odası da bulunduğunu eklemek istiyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)