Bugün arabada radyo dinlerken duydum.
Daha mutlu çocuklar için birşeyler yapmak isteyen bir grup insan..
Çocuklar nasıl daha mutlu olur?
Daha fazla oyuncak?
Daha fazla giysi?
Daha fazla yemek?
Çok fazla oyuncağın çocukta stres yarattığını duymuş muydunuz?
Evet odasının içinde, her biri çocuğun ilgisini bekleyen bir yığın oyuncak çocukta stres yaratırmış.
Fazla giysi ve yiyecek de ben de stres yaratıyor.
Dün Nevranın okulunda fener yaptık. Bazı aileler oturup feneri kendileri yaptı, kimileri de fener yapımına ilgisiz kalan çocuklarına eleştiriler yöneltti.
Fazla yapıştırıcı sürdün, yamuk kestin, renkler uyumsuz..
Kimileri de yapıştırıcıyı süremeyen, kağıdı iyi kesemeyen, renkleri seçmek istemeyen çocuklarına ilgilerini çekecek birşeyler yaptırmaya çalıştılar.
Hekesin doğrusu yanlışı hayattan beklentisi, çocuğu için hayal ettiği gelecek farklı mutlaka.
Mutlu çocukluk tanımı ise çok basit.
Hayatını kendi kapasitesi ve ilgi alanı doğrultusunda özgürce keşfetme şansı verilen , anne ve babası tarafından koşulsuz sevildiğini ve sevileceğini hisseden çocuk mutludur.
Daha fazlasına gerek yok bence.
5 Kasım 2010 Cuma
2 Kasım 2010 Salı
anne arkadaşlarım
Hayatın değişik dönemlerimden toplama bir sürü arkadaş vardır.
Okul, mahalle, yolculuk, iş vb.
Hayatımın yeni sosyal rolü anneliğimden, bir sürü anne arkadaşım var.
Anne arkadaşlar biraz farklı.
Sanırım asker arkadaşı gibiler.
Hayatının en zorlu ve aynı zamanda keyifli döneminde birbirine destek olmak, küçük bir canlının gün içindeki mide ve bağırsak haraketlerini, yürümesini kalkmasını uyumasını konuşabilmek nedendir bilinmez bir anne için çok rahatlatıcı.
Anne arkadaşlar dertleşmek için birebirdir.
Anne arkadaşlar birbirinden çok şey öğrenir.
Çocuklar biraz daha büyüyünce, onlar oynarken anne arkadaşlar birşeyler içer ve sohpet eder.
Benim anne arkadaşlarımın bir kısmı eski okulumuzdan bir kısmı da internetten.
Daha yüzlerini bile görmemişken evlerine ziyarete gitmemiz babamız için biraz kabullenilmesi zor bir davranıştı.
Ben biraz daha ileri gidip,başka bir şehirde yaşayan yüzünü hiç görmediğim, bir anne arkadaşa, kızım henüz ikibuçuk yaşındayken bir trene binip gittim.
Eşime gideceğimi söylediğimde, neden diye sormuştu.
Bu defa yedi aylık ve dört yaşındaki kızım ve Gülnora ile birlikte gittik.
Hem de yirmidört saatliğine.
Bu kez babamız neden demedi.
Gidin, gitmek güzeldir dedi.
Gerçekten de bazen evde oturmaktan daha kolay oluyor çocuklarla dışarıda olmak.
Biz trenle beş saat gittik beş saat geldik.
Dediğim gibi bir günlüğüne.
Herşeye değdi
Gitmek güzeldir.
Okul, mahalle, yolculuk, iş vb.
Hayatımın yeni sosyal rolü anneliğimden, bir sürü anne arkadaşım var.
Anne arkadaşlar biraz farklı.
Sanırım asker arkadaşı gibiler.
Hayatının en zorlu ve aynı zamanda keyifli döneminde birbirine destek olmak, küçük bir canlının gün içindeki mide ve bağırsak haraketlerini, yürümesini kalkmasını uyumasını konuşabilmek nedendir bilinmez bir anne için çok rahatlatıcı.
Anne arkadaşlar dertleşmek için birebirdir.
Anne arkadaşlar birbirinden çok şey öğrenir.
Çocuklar biraz daha büyüyünce, onlar oynarken anne arkadaşlar birşeyler içer ve sohpet eder.
Benim anne arkadaşlarımın bir kısmı eski okulumuzdan bir kısmı da internetten.
Daha yüzlerini bile görmemişken evlerine ziyarete gitmemiz babamız için biraz kabullenilmesi zor bir davranıştı.
Ben biraz daha ileri gidip,başka bir şehirde yaşayan yüzünü hiç görmediğim, bir anne arkadaşa, kızım henüz ikibuçuk yaşındayken bir trene binip gittim.
Eşime gideceğimi söylediğimde, neden diye sormuştu.
Bu defa yedi aylık ve dört yaşındaki kızım ve Gülnora ile birlikte gittik.
Hem de yirmidört saatliğine.
Bu kez babamız neden demedi.
Gidin, gitmek güzeldir dedi.
Gerçekten de bazen evde oturmaktan daha kolay oluyor çocuklarla dışarıda olmak.
Biz trenle beş saat gittik beş saat geldik.
Dediğim gibi bir günlüğüne.
Herşeye değdi
Gitmek güzeldir.
31 Ekim 2010 Pazar
oto şov 2010
Geçen hafta, hiç üşenmeden Üsküdardaki evimizden kalkıp oto şov 2010'a gittik.
Normal şartlar altında Hareme bile giderken trafik diye söylenen eşim çok kıymetli ikibuçuk saatimizi trafiğe hediye etti.
Amacımız büyüyen ailemize ve şehir dışına taşımayı planladığımız yeni hayatımıza uygun yedi kişilik bir aile arabasını gözümüze kestirebilmekti..
Bir kez daha anladım hayatında İstanbul trafiği olmadan yaşamanın ne büyük bir lüks olduğunu.
Büfeye ulaşıp tost bile alamadığım yoğun yağmur eşliğinde feribot beklerken, çalışan anne olmanın ne kadar zor olduğunu düşündüm.
Eve vardığımda küçük bebeğimi kucağıma alacak, büyük kızımla faaliyet yapacak halim kalmamıştı.
Normal şartlar altında Hareme bile giderken trafik diye söylenen eşim çok kıymetli ikibuçuk saatimizi trafiğe hediye etti.
Amacımız büyüyen ailemize ve şehir dışına taşımayı planladığımız yeni hayatımıza uygun yedi kişilik bir aile arabasını gözümüze kestirebilmekti..
Bir kez daha anladım hayatında İstanbul trafiği olmadan yaşamanın ne büyük bir lüks olduğunu.
Büfeye ulaşıp tost bile alamadığım yoğun yağmur eşliğinde feribot beklerken, çalışan anne olmanın ne kadar zor olduğunu düşündüm.
Eve vardığımda küçük bebeğimi kucağıma alacak, büyük kızımla faaliyet yapacak halim kalmamıştı.
27 Ekim 2010 Çarşamba
nevra ne olsun 2
Nevra yemek yemekten yetişkinler gibi zevk alan bir çocuktur.
Bunun nedeni onu hiç zorla bulamaçlarla beslememiş olmam mı bilmiyorum.
Benim kızım güzel pişirilmiş bir balığı pirzolayı yanında sirkeli baharatlı bir salatayla seve seve yer.
Kalabalık sofraların, doğumgünü partilerinin, annesinin arkadaşlarıyla gidilen kahve dükkanlarının müdavimidir.
Akşam yemeklerinde gününün nasıl geçtiğini anlatmaktan, babasıyla beraber sofraya oturmaktan çok zevk alır.
Geçen akşam yine keyifli bir akşam yemeği esnasında, en sevdiği şeyi yani yoğurdu kendi kasesine alırken, bundan başka kimse yiyecek mi, hepsini alabilir miyim, diye sordu.
Eğilip sarıldım ve öptüm ne kadar güzel bir davranış başkalarını düşünmen dedim. Sen böyle yapmıştın daha önce, senden öğrendim dedi.
Daha ne söyleyebilirim..
Nevra kendisinde fazla yokken bile paylaşmayı becerebilecek kadar cömert , kendisini kullanmak isteyebilecek insanların kokusunu da metrelerce öteden alabilecek kadar uyanık olsun.
Bunun nedeni onu hiç zorla bulamaçlarla beslememiş olmam mı bilmiyorum.
Benim kızım güzel pişirilmiş bir balığı pirzolayı yanında sirkeli baharatlı bir salatayla seve seve yer.
Kalabalık sofraların, doğumgünü partilerinin, annesinin arkadaşlarıyla gidilen kahve dükkanlarının müdavimidir.
Akşam yemeklerinde gününün nasıl geçtiğini anlatmaktan, babasıyla beraber sofraya oturmaktan çok zevk alır.
Geçen akşam yine keyifli bir akşam yemeği esnasında, en sevdiği şeyi yani yoğurdu kendi kasesine alırken, bundan başka kimse yiyecek mi, hepsini alabilir miyim, diye sordu.
Eğilip sarıldım ve öptüm ne kadar güzel bir davranış başkalarını düşünmen dedim. Sen böyle yapmıştın daha önce, senden öğrendim dedi.
Daha ne söyleyebilirim..
Nevra kendisinde fazla yokken bile paylaşmayı becerebilecek kadar cömert , kendisini kullanmak isteyebilecek insanların kokusunu da metrelerce öteden alabilecek kadar uyanık olsun.
öğretmen eğitimi
Çocuklara İngilizce Dil Eğitimi Sertifikası 1
Bugün ikinci dersine katıldım.
14 kişi hepsi değişik amaçlarla aynı sıralara oturmuş.
Yabancılar öğrettikleri okuldaki varlıklarını meşrulaştırmak için gelmişler.
Yanımdaki kız Nevra için düşündüğüm okullardan birinde, bir diğeri listemdeki başka bir okulda.
Türklerden de iddialı okullarda öğretenler de var, kırkbeş kişilik devlet okullarında da..
Ben mi niye ordayım?
Benim birden çok nedenim var aslında
yıllardır uzak kaldığım sınıf hasretimi biraz olsun gidermek
anneliğimle öğretmenliğimi sentezlemek
ilerde kendi yerimde kendim öğretebilmek
Günün en haraketli saatlerinde evden uzakta olmak baba, yardımcı ve bazen de büyük anneleri biraz yoruyor ama ben halkın arasına karışıp, yağmurda motoru yakalamaya çalışırken yaşadığımı tekrar hissedip, monotonluktan uzaklaşmanın neşesiyle beni iskeleden alan eşimin boynuna sevgiliymişiz gibi sarılabiliyorum.
Ona göre zaten sevgili değil miyiz ki?
Bugün ikinci dersine katıldım.
14 kişi hepsi değişik amaçlarla aynı sıralara oturmuş.
Yabancılar öğrettikleri okuldaki varlıklarını meşrulaştırmak için gelmişler.
Yanımdaki kız Nevra için düşündüğüm okullardan birinde, bir diğeri listemdeki başka bir okulda.
Türklerden de iddialı okullarda öğretenler de var, kırkbeş kişilik devlet okullarında da..
Ben mi niye ordayım?
Benim birden çok nedenim var aslında
yıllardır uzak kaldığım sınıf hasretimi biraz olsun gidermek
anneliğimle öğretmenliğimi sentezlemek
ilerde kendi yerimde kendim öğretebilmek
Günün en haraketli saatlerinde evden uzakta olmak baba, yardımcı ve bazen de büyük anneleri biraz yoruyor ama ben halkın arasına karışıp, yağmurda motoru yakalamaya çalışırken yaşadığımı tekrar hissedip, monotonluktan uzaklaşmanın neşesiyle beni iskeleden alan eşimin boynuna sevgiliymişiz gibi sarılabiliyorum.
Ona göre zaten sevgili değil miyiz ki?
26 Ekim 2010 Salı
kurbağa bayramı
Trafikte yavaş yavaş ilerliyoruz.
Nevra sürekli soru soruyor.
Gaza mı basıyosun frene mi , yolu biliyor musun, nereden biliyorsun..
Anne kurbağa bayramı varmış, herkes gidiyomuş . Ben de gideceğim çok şık giyineceğim sanırım kostümü giyeceğim.
Önce anlamadım ne demek istediğini. Anladığımda ise düzeltemedim.
Şimdiden herkesin kurbağa bayramını kutlarım..
Nevra sürekli soru soruyor.
Gaza mı basıyosun frene mi , yolu biliyor musun, nereden biliyorsun..
Anne kurbağa bayramı varmış, herkes gidiyomuş . Ben de gideceğim çok şık giyineceğim sanırım kostümü giyeceğim.
Önce anlamadım ne demek istediğini. Anladığımda ise düzeltemedim.
Şimdiden herkesin kurbağa bayramını kutlarım..
24 Ekim 2010 Pazar
her çocuk spor yapmalı
Çocuğum tenis mi oynasın yüzsün mü, aikidoya mı gitsin yogaya mı diye düşünmeyeceğimi biliyorum.
Benim bir anne olarak tek isteğim, spor yapmaktan mutlu olan bir çocuk yetiştirmek.
Sporu bir zorunluluktan çok hayatın karmaşasından uzaklaşıp mutlu olduğu bir alışkanlık olarak görebilmesine aracı olabilmek.
Bu yaz tenis oynasın diye düşündüm. Hem hava sıcaktı hem de Nevra çok küçük...
Yaz sonunda, geçen sene bir şekilde karşıma çıkan kids sport organizasyonun aradım. Bir hafta sonra başladık.
Televizyon karşısında geçirdiği zamnı biraz daha azaltmak ve haftasonu rehavete kapılmayıp evden dışarı çıkmaktı beklentim
Kids clup beklentimin çok çok üstünde.
Bir saat süren bir antrenman yapıyorlar. Zıplıyorlar, dengede duruyorlar, takla atıyorlar, yatıp yuvarlanıyorlar. Başlarında dört yaşındaki bir çocuğun fiziksel ve pedagojik sınırlarını çok iyi bilen bir antrenörleri var.
Çocuk sporu nedir diye merak ediyorsanız sayfalarına bir göz gezdirin.
http://www.kids-sport.net/
Benim bir anne olarak tek isteğim, spor yapmaktan mutlu olan bir çocuk yetiştirmek.
Sporu bir zorunluluktan çok hayatın karmaşasından uzaklaşıp mutlu olduğu bir alışkanlık olarak görebilmesine aracı olabilmek.
Bu yaz tenis oynasın diye düşündüm. Hem hava sıcaktı hem de Nevra çok küçük...
Yaz sonunda, geçen sene bir şekilde karşıma çıkan kids sport organizasyonun aradım. Bir hafta sonra başladık.
Televizyon karşısında geçirdiği zamnı biraz daha azaltmak ve haftasonu rehavete kapılmayıp evden dışarı çıkmaktı beklentim
Kids clup beklentimin çok çok üstünde.
Bir saat süren bir antrenman yapıyorlar. Zıplıyorlar, dengede duruyorlar, takla atıyorlar, yatıp yuvarlanıyorlar. Başlarında dört yaşındaki bir çocuğun fiziksel ve pedagojik sınırlarını çok iyi bilen bir antrenörleri var.
Çocuk sporu nedir diye merak ediyorsanız sayfalarına bir göz gezdirin.
http://www.kids-sport.net/
Kaydol:
Yorumlar (Atom)